post-thumb

Hatalı Çocuk Yetiştirme Tarzı: Minik Kral


Bağımlı agresif yapının tam olarak nasıl oluştuğunu merak etmiş miydiniz? Bunun cevabı ailenin çocuğu yetiştirme tarzında gizlidir. Çocuğa verilen ilginin düzeyi, çocuğun kişiliği üzerinde derin izler bırakır. Az ilgi, çok ilgi, ilgisizlik vb. durumların her birine çocuk farklı tepkiler vermeye alıştırıldığından kişiliği de bu tepkileri kendi bünyesine dahil ederek yaşamaya alışır. Ben ise bugün sizlere yoğun ilginin çocuk üzerinde bıraktığı izlerden bahsedeceğim. 
Birçok aile çocuğunu sever ve bu sevgiyi de farklı yollarla gösterir. Bu yollardan birisi de çocuğun kendisini ifade etmesine engel olacak düzeyde çocuğu yoğun ilgiye maruz bırakmaktır. İlgi bir anda yoğunluk göstermez, zamanla yoğunlaşır. Bu yüzden de çocuklar önce yoğun olmayan duruma adapte olmaya çalışırken sonrasında verilen yoğun ilgiden dolayı yaşadıkları bocalamayı gidermeye çalışır ve en sonunda ise yoğun ilgiye adapte olmaya çalışır. Sadece yoğun ilgiye adapte olabilen çocuklar bağımlı agresif yapı geliştirebilir. Bu yapıyı içinde barındıran çocuklar şu özelliklere sahiptirler:
1. Başkalarının her halükarda kendilerini anlamasını beklerler, eğer karşılarındaki insan anlamazsa çileden çıkar ve saldırganlaşırlar. 
2. Her şeyi elde edebilecekleri gibi bir yanılgıya sahiptirler ve yine elde edemedikleri her an taşkınlık yaparlar. 
3. Kurdukları iletişim yeterli sayılabilecek düzeyin oldukça altındadır. Kendilerini ifade etmede zorluk çekerler. 
4. Kendileri hiçbir şey için çaba harcamaz ve her şeyi karşı taraftan beklerler. Tahmin edeceğiniz üzere bu beklentileri karşılanmadığı zaman öfke nöbetleri bile geçirebilirler.

Peki, bir insan bu aşamaya gelene kadar neler yaşamıştır? Aile bu konuda neler yapmıştır? Tam olarak şunları yapmıştır:
1. Başlangıçta birkaç kelime ile çocuğun kendisini ifade etmesine fırsat vermişlerdir. 
2. Zamanla çocuğun isteklerinin farkına varmışlar ve çocuk bunları söylemeden ona sunmuşlardır.
3. Bu sunumlar öyle bir boyut kazanmıştır ki çocuk çoğu zaman yerinden hareket dahi etmeden her istediği önüne serilmiştir. 

Bu kalıpların çocuk üzerinde bıraktığı etkilere bakalım şimdi de. Sadece iki kelime ile kendini anlatmaya çalışan çocukta bildiğiniz üzere iletişim kısıtlıdır. Kelime haznesi zamanla daralır. Zaten ailesi çocuğun temel isteklerinin farkına vardığında çoğu zaman çocuğa da konuşma hakkı vermeden hemen isteği karşılarlar. Kendisini ifade etmeden istekleri olan çocuk ise konuşmanın gereksiz bir aktivite olduğu inancını zihnine kazır. Kelime haznesi daralmış bir çocuğun şimdi 
de ifade edici dil özelliği devre dışı bırakılmıştır. Çocuğa fırsat tanımadan istekleri yerine getirildiğinde çocuk zaman içerisinde hareketsizleşir. "Zaten yapan var" diye düşünen çocuk "çaba" kavramını rafa kaldırır. Buraya kadar çocuğun nasıl bağımlı hale geldiğini görmüş olduk. Peki, nasıl agresifleşiyor bu çocuk? Bu sorunun cevabı aslında çok basit. Çocuğun sadece bir isteğini yerine getirmeyin ve olanları izleyin. Tabi çok fazla izleyebileceğinizi zannetmiyorum, sabrınız ya da enerjiniz karşınızdaki öfke yığınına direnmekte zorlanacaktır. Kutlarım, ismi gibi sevimli olmasa da "Minik Kral" yetiştirmeyi başardınız. Neden isminin minik kral olarak adlandırdığımı açıklamak isterdim ama bu yazıdan edindiğiniz bilgilerle bunu sizlere bırakıyorum. 

Furkan Sadık Öz

Furkan Sadık Öz

YORUMLAR

YORUM YAP

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. Yorumunuza yanıt verildiğinde mail ile bilgilendirileceksiniz.