post-thumb

ÇEKMECELER

    2008 yılında eşcinsel olduğu için ailesi tarafından öldürülen Ahmet Yıldız'ın hayatını anlatan "Zenne" filminin yönetmenleri M. Caner Alper ve Mehmet Binay 2015 yılında "Çekmeceler" filmi için tekrar bir araya geliyorlar. Yönettikleri Çekmeceler filmi tıpkı Zenne gibi gerçek bir hayat hikayesinden alınıyor.

Çekmeceler filmi erkek egemenliğinin kalıplaşmış yapılarını sorgularken aynı zamanda kadın cinselliği üzerinde duruyor.

   Toplumumuzun genel ahlak kurallarınında cinsellik ayıplanan ve bu yüzden bastırılan bir konumda yer alıyor. Özellikle kadın cinselliği toplumumuzda üstü örtülen konuların başında geliyor. M. Caner Alper ve Mehmet Binay filmin amacının bu bastırılmış gerçekliklere farkındalık kazandırmak ve oluşan önyargıları yıkmak olduğunu ifade ediyorlar.

Film sarsıcı hikayesi ile üç bölümden oluşuyor. "Kilitler" "Çekmeceler" "Anahtarlar". Bölümlerde zaman gelgitleri tam tadında kullanılıyor. Bu zaman gelgitlerin de geçmiş zaman daha canlı renklerle süslenirken, şimdiki zaman mat renklerle gösteriliyor. Bu renk geçişleri zaman katmanlarını birbirinden ayırmada önemli rol oynuyor fakat filmin eleştirilen bir yanı bu geçişlerde kullanılan filtrelerin çok fazla göze batması oluyor.

    İlk bölüm olan "Kilitler" bölümünde Deniz'in (Ece Dizdar) küçük yaşlarda keşfettiği cinselliği babası Ayhan(Taner Birsel) tarafından bastırılıyor.

   Entelektüel bir baba olmasına rağmen namus kavramına bu kadar takılı kalan Ayhan kendi bastırılmış duygularını en yakınlarından çıkartıyor. Bu baskılara dayanamayıp kendisinden ayrılan ilk eşi Saadet (Tilbe Saran) Deniz'in öz annesidir. Ayhan, Saadet'ten ayrıldıktan sonra Ayşe (Nilüfer Açıkalın) ile evleniyor.

   Bu kısımda kadın ve erkek olgusu üzerinde duruluyor. Saadet her kadın anne olmalıdır algısını dışına çıktığı gibi Ayşe de biyolojik olmasa dahi anne gibi hissetmeyi temsil ediyor. Anne olmak gibi içselleştirilmiş kadın rollerini sorgulayan film aynı zamanda erkek olmanın sorumlulukları ve toplumun dayattığı erkeklik rolleri; yeterince erkek misin değil misin gibi konuları da sorguluyor.

   Filmin ikinci bölümü "Çekmeceler" kısmında Doktor Mehmet'in(Hakan Çimenser) Deniz'in çekmeceler sorunu ver cümlesiyle başlıyor.

"Herkesin zihninde çekmeceler vardır. Hepimizin. Dar, geniş,derin...kimi çekmeceler sıkış tepiş doludur. Kimisi bomboş kalmıştır. Örneğin kariyer çekmecesine işlerimizi, başarılarımızı doldururuz ya da doldurmayız. Kimine aile çekmecesi deriz ebeveylerimizi, eşimizi, çocuklarımızı koyarız içine. Kimine seks. Kimine entelektüel merakımız, hobilerimiz... Kimisi bomboş kalır. Sonra bu boşluklar ilerleyen yıllarda hayal kırıklıklarına ve yıkılarak sebep olur. Kimi zaman yanlış çekmece ile zaman kaybederiz. Bazı çekmecelerse kilitli kalır. Nedenler ve cevaplar orda gizlidir."

   Doktor Mehmet'in söylediği cümlelerle Deniz'in açılmayan çekmecelerinin teker teker açılmasını izlediğimiz filmin diğer bir amacının ise herkesin zihninde var olan kilitli kalmış çekmeceleri açmak olduğunu söyleyebiliriz.
Bu bölümlerde kullanılan göndermeler ve metaforlar da filmin eleştirisine maruz kalıyor. Özellikle medusa göndermeleri bu bölümde olduğu gibi diğer bölümlerde de çok fazla kullanılıyor.

Filmin son kısmı "Anahtarlar" bölümünde Deniz'in parçalanmış kişiligi (çoklu kişilik bozukluğu) olduğu ortaya çıkıyor. Yaşadığı travmalarda küçüklüğünde parmaklarına çizerek oyun oynadığı Tilki ve Ceylan, Deniz'in diğer karakterlerini temsil ediyor. Tüm kötülükleri Ceylan'ın yapması Deniz' in masumluğunu korumak istediğini ve Ceylan'ın evlenmesi ise Deniz'in aile kurma isteğini temsil ediyor.
Babasının ölümünden sonra babasıyla yüzleşmesi sonrasında yaşadığı katarsis onu iyileştirmeye başlıyor. Filmde kişilerin kim oldukları ve kimlik sorunları üzerinde durulamasını Deniz'in son sözleriyle bitirelim.


" Kıvır saçlarına yılanlar sarılı deniz kızı masalına siz sakın inanmayın
Ne olduğumu ne olacağımı henüz bilmiyorum
Bir dilim olduğu gün Size her şeyi yeniden anlatacağım..."

Büşra Erbaş

Büşra Erbaş

İnönü Üniveristesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik bölümü öğrencisiyim. Mesleki anlamda kendimi geliştirebilmek adına çeşitli kurumlarda staj yaptım. Aynı zamanda bir dönem Pdr Topluluğunun yönetim ekibinde yer aldım. Resim çizmek benim için bir tutku haline geldi ve bu tutkumu devam ettirebilmek için resim eğitimi almaktayım. Yapmayı en çok sevdiğin diğer şey ise beni kendine özgü dünyasına çeken filmler izlemek ve bu filmleri yorumlamak.

YORUMLAR

YORUM YAP

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. Yorumunuza yanıt verildiğinde mail ile bilgilendirileceksiniz.