post-thumb

DERT ÇOK! HEMDERT YOK! DÜŞMAN KAVİ!

DERT ÇOK!

HEMDERT YOK!

DÜŞMAN KAVİ!

 

            İnsan ömründe bin bir elemle sınanır. Ve ders alana kadar sınav devam eder. Kimi ailesiyle, evladıyla; kimi sevdiğiyle, kimi sevmediğiyle… işiyle, aşıyla, sağlıkla, gurbetle, hasretle…

            Sınavların bazılarının telafisi vardır. İkmali, kurtarması, telafisi, bütünlemesi, finali vs. ama bazılarında tek atış hakkınız vardır. Onda hedefi 12den olmasa da vurmalısınızdır. Kurşununuz o tahtanın ortaya yakın bir noktasına isabet etmelidir.

            Büyüklerimiz her ne kadar “ Allah insanı açlıkla terbiye etmesin” diye ısrar etse de “Yüce Tanrı bizi sıhhatimizle sınamasın.” Sıhhatin kötüsü demincek sayılan elemlerin hepsinden kötüdür. Ne ondurur, ne öldürür…

Sağlığı bozulan insanın gözü aşta işte olmaz, olamaz.

Kin, haset güdemez.

İyiliğin kötülüğün hesabını tutamaz. Onun zamanı hem yoktur hem çoktur.

Göçü yakınsa kötü anılmak istemez, uzaksa kalanı kötü yaşamak istemez. En kötüsü kimse vadesinin ne zaman yeteceğini/biteceğini bilemez.

Dert çok hemdert yok. Sağlığıyla sınanmayan biri hasta insanın kederini anlayamaz. Onunla aynı yolları yürümeden sadece şahitlik ederek his dünyasına bırakın ortak olmayı misafir bile olamazsınız.

Oysa ,

İki hasta kadar birbirine yakın hiç kimse yoktur.”[1]

İnsanları anlamaktan öte hastalıklar garip bir dünyayı anlama yetisi de verir sıhhatini aldığı kişiye. Hasta kişi modern dünyanın ciltlerce açıkladığı carpediem’ini,  Yunus Emre’nin yüzlerce şiiire döktüğü “Yaradılanı sev yaradandan ötürü” mottosunu ivedilikle kavrar. Pratiğe dökmek kendi tercihi olsa da ekseriyetle pratiğe geçmekte de çevik olduklarını söyleyebiliriz.

“Büyük bir hastalık geçirmeyenler, dünyayı anladıklarını iddia edemezler.”[2]

 


 



[1] Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

[2] Peyami Safa – Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Tuğba YOLCU

Tuğba YOLCU

-

YORUMLAR

YORUM YAP

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. Yorumunuza yanıt verildiğinde mail ile bilgilendirileceksiniz.