post-thumb

ÇOCUKLARDA DUYGU TANIMLAMASI VE FARKINDALIK: PAYLAŞMAK

ALYA'NIN MACERALARI; PAYLAŞMAK

Alya güne keyifle uyanmış. Dışarıda baharın gelişini müjdeleyen kuş cıvıltıları, doğanın huzur verici kokusuyla sabaha gözlerini açmış. Biraz yatağında oyalandıktan sonra koşarak annesinin yanına gitmiş. Keyifli bir kahvaltının ardından eve arkadaşlarının geleceğini öğrenince keyfi iyice artmış.

paylaşmak


Çünkü Alya arkadaşlığa çok önem verirmiş. Arkadaşlarınıda çok severmiş. Oyuncaklarıyla oynamaya koyulmuş. Alya oynarken vakitte epey geçmiş. Birden komşu teyze ve yanında kızı çıkagelmişler. Alya yeni bir arkadaşla tanışacağı için çok heyecanlıymış. Yeni arkadaşı da aynı heyecanı yaşıyor olsa gerek bir hışımla ayakkabılarından kurtulup Alya’nın oyuncaklarının olduğu yere dalmış. Alya bu duruma biraz bozulmuşsa da bozuntuya vermeden oynamaya devam etmiş.

paylaşmak


Beraber oynamaya başlamışlar. Ama Alya git gide rahatsız olmuş oyuncaklarını paylaşmaktan.. Hatta bazı oyuncaklarını çok sert bir şekilde arkadaşının elinden çekmiş. Annesi bir kaç defa Alya’yı paylaşması gerektiğini söyleyerek uyarsa da Alya pek oralı olmamış. Hatta annesine anlam verememiş, yeni gelen çocuk kendisinden kıymetli mi ki eşyalarını onunla paylaşmasını istiyormuş. Alya bu düşüncelere dalmışken anneleri de kendi aralarında sohbet edip hem de Alyalara yiyecek bir şeyler getiriyormuş. Alya annesinin bu yeni arkadaşına olan ilgisinden rahatsız olmuş. Kalan oyuncaklarını da toplamış. Yeni arkadaşı oynayalım mı Alya diye sorduğunda Alya’dan hayır yanıtını almış bunun üzerine sözlü atışmalardan sonra küsmüşler.

paylaşmak

Yeni arkadaşı bu evde kalmak istemediği için ağlamış ve annesine gitmek istediğini iletmiş. Böyle yapınca Alya’nın bazı oyuncaklarını annesi yeni arkadaşının oynaması için getirmiş, Alya daha da sinirlenmiş. Biraz daha oturduktan sonra komşu teyze kızıyla beraber gitmiş. Annesi Alya’ya nasihat etmiş, paylaşımcı olması hakkında. Ama Alya’nın kafasına oturmayan şeyler varmış. Yine biricik dağının yolunu tutmuş.

paylaşmak

Dağ: 

  • Hoş geldin küçük dostum Alya diyerek tebessümle karşılamış Alya’yı.

Alya:

  • Merhaba dağ hoş buldum. Bugün güzel geçeceğini düşündüğüm bir günüm kötü geçti bununla alakalı seninle konuşmak için geldim, demiş.

Dağ:

  • Seni dinliyorum dostum, demiş.

Alya:

  • Bugün annem komşu teyzenin ve onun kızının bize geleceğini söyledi. Ben arkadaşlık severim bu yüzden çok mutlu oldum. Onlar bizim binaya yeni taşındı tanışmamıştık, bu sayede de tanışırız diye düşündüm. Ama o hemen oyuncaklarıma yöneldi beni umursamadı bile. Yine de oynadık ama ben biraz üzüldüm doğrusu. Sonra bir şeyler yedik. O zamanda onunla çok ilgilendiler bende oyuncaklarımı topladım. Sonra o oyuncakları istedi hayır cevabını verdim biraz tartıştık sonra annem getirdi. Sonra onlar gitti ve annem beni uyardı, paylaşımcı olmam konusunda. Kendimi anlatamadığım için üzgünüm.

Dağ:

  • Sevgili Alya, sen yeni bir arkadaş edinme heyecanıyla kapıya koşturmuşsun ama arkadaşının seni umursayıp oyuncaklarını umursadığı fikrine kapılmışsın. Umursanmamak herkesin moralini bozabilir. Ama oyuncakların göz önünde ve çok cazip bir şekilde görünmüşse belki de heyecanla seninle oynamak istemiş olabilir. Sen bu konuyu anlamak yerine kendince kırıldığın için bastırmaya çalışmışsın ama bu bir süre sonra yani bir şeyler atıştırdığınızda ortaya çıkmış. Bastırdığın öfkenle beraber sadece arkadaşına ilgi gösterildiğini düşündüğünü anlıyorum doğru mu?

Alya: 

  • Evet bu doğru beni umursamadığını düşündüm oysa ben o gelecek diye çok heyecanlanıp oyuncaklarımı da onun için taşımıştım amacım paylaşmamak değildi.

Dağ: 

  • Bunları ben biliyorum Alya, fakat yeni tanıştığın arkadaşının bunları bilme imkanı yok bu sebeple de tartışmışsınız. Annenin uyarması da aslında senin ne kadar paylaşımcı ve istekli olduğunu bildiğindendir diye düşünüyorum.

Alya:

  • Evet annem uyarırken beni Alya sen böyle yapmazdın lütfen oyuncaklarını getirir misin? Diye uyardı. Ama ben getirmek istemedim.

Dağ:

  • Sevgili Alya, kendi sınırlarını koruman, hayır diyebilme yeteneğinin olması kötü şeyler değil sadece belki doğru zaman olmamış olabilir. Aynı zamanda sahip olduklarını paylaşmak bir erdemdir. Bu senin gönlünün ne kadar güzellikle dolu olduğunu gösterir. Güzel her şey paylaştıkça çoğalır; sevgi gibi, hoşgörü gibi, saygı gibi, mutluluk gibi.. Bu yapılmadığı zaman gördüğün gibi yanlış anlaşılmalar ve kavgalar oluşabilir. Sana zararı olmayacak şekilde sende olan güzel şeyleri paylaşman hem seni hem karşındakini mutlu edecek ve bu tarz tartışmalar yaşanmayacak demektir. Çünkü seninde istediğin güzel bir arkadaşlık doğru di mi?

Alya:

  • Evet, böyle davranarak olduğum biri gibi değil olmadığım biri gibi göründüm bunun için üzgünüm.

Dağ:

  • Bunun için üzgün olman bile ne kadar paylaşımcı bir kalbe sahip olduğunu gösterir ama bunun bir telafisi elbette var.

Alya heyecanla atılmış;

Nedir?

Dağ:

  • Eve döndüğünde bana anlattığın gibi annene duygu ve düşüncelerini anlatabilirsin ve telafi etmek istediğin davranışın için yeni arkadaşını ve komşu teyzeyi tekrar davet edebilirsin.

Alya:

  • Evet bu çok güzel olur. Hem arkadaşıma da kendimi doğru tanıtmış olurum onunla da konuşurum öyle değil mi?

Dağ:

  • Bu harika bir fikir Alya. Elbette arkadaşınla da konuşup tatlıya bağladıktan sonra keyifle oyununuza devam edebilirsiniz.

Alya:

  • Çok teşekkür ederim dağ, iyi ki varsın, sonra görüşürüz, demiş coşkuyla..

Dağ:

  • Rica ederim Alya, görüşürüz.. diye karşılık vermiş.
paylaşmak

Alya eve vardığında doğruca annesinin yanına koşmuş. Dağa anlattığı gibi duygularını, düşüncelerini anlatmış tabi duyduğu pişmanlığı ve tekrar davet etmek istediğini iletmiş. Annesi bu duruma çok sevinmiş hemen komşu teyzeyi aramış ve Alya büyük bir sevinçle uyumaya gitmiş. Alya yaşadıklarını düşünmüş ve hissettikleriyle bazen davranışlarının farklı olabileceğini bunun da yanlış anlaşılmalara sebep olabileceğini fark etmiş. Dağ ile konuştuklarını düşünüp huzurla uykuya dalmış..

paylaşmak

Evet çocuklar Alya’nın yaptığı etkinliği sizler de kendiniz için yapabilirsiniz. Sormak istediğiniz konular olursa sizde dağa danışabilirsiniz. Yorumlara yazmanız yeterli mümkün olduğunca çok soruya cevap vermek için sizleri bekliyor olacak. 

Evet sevgili ebeveynler; bizler de çocuklarımızın dağı olabilir, onların problemlerini çözmek için bu şekilde yaklaşabiliriz. Sevgiyle kalın..


Burcu BOZKURT

Burcu BOZKURT

Psikolojik Danışman İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezun oldum. Mezun olduktan sonra çeşitli özel okullarda Okul Psikolojik Danışmanı olarak görev yaptım. Bireysel seanslara ağırlık vermek ve eğitimlerime yoğun bir şekilde devam etmek amacıyla eğitim sektöründe hali hazırda devam eden çalışma hayatına ara verdim ve bu süreçte EMDR Terapi eğitimini tamamladım. Lisans eğitimi süresince çeşitli eğitimlere katıldım ve eğitimlere katılım ve kendimi geliştirme sürecim aktif olarak devam etmektedir.

YORUMLAR

YORUM YAP

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. Yorumunuza yanıt verildiğinde mail ile bilgilendirileceksiniz.