post-thumb

ALDATMA VE ALDATMANIN PSİKOLOJİSİ

Aldatma ve Aldatmanın Psikolojisi

      Aldatmak  ortaya çıktığı takdirde içinde bulunulan romantik ilişkilere oldukça fazla zarar veren  davranışların bütünüdür. Mevcut birlikteliğin sınırlarının üçüncü kişilerle yaşanan fiziksel ya da duygusal ilişki sonucu çiğnenmesidir. Yani aldatmak ve sadakatsizliği eş anlamda kullanmak doğru değildir. Sadakatsizlik, çiftler arasındaki ilişkiyi tehdit edebilecek nitelikte başka bir ilişkinin varlığı olarak tanımlanabilir. Sadakatsizlik bir seçim aldatma ise bu seçimin sonucunda ortaya çıkan davranışlardır. Sadakatsizlik durumunda çift terapisine başvuranların çoğu sadakatsizliğe uğrayan taraf olmaktadır. Ama bu süreç iki taraf için de çok sancılı olduğu gerçeğini değiştirmez. Bu noktada sadakatsizliği anlamak bu durumda daha sağlıklı bir karar vermenizi, daha az acı çekmenizi sağlayabilir. Acı onu araştıran ve anlayan kişiler için değeri biçilmez bir bilgidir. Peki aldatılmanın psikolojik boyutu nasıldır? Aldatılan ve aldatan açısından bu süreç nasıl geçer?Şimdi bu sorulara cevap bulmaya çalışalım.

      Yazıma ilginç bir araştırma sonucuyla devam etmek istiyorum. Daha önce sadakatsizlik  yaşamamış olan kişilere “Aldatıldıktan sonra ilişkinize devam eder misiniz ?”  sorusu sorulduğunda pek çok kişi tereddütsüz olarak ilişkiyi bitirme kararı alacaklarını söylemişlerdir. Ancak işin ilginç yanı gerçek yaşamda böyle bir durumla karşılaşan çiftlerin %60-75 i ilişkilerine devam etmektedir. Bu da demek oluyor ki bu durumu anlayabilmemiz için olaylara çok daha geniş bir perspektiften bakmamız şarttır. İlişkinin yolunda gitmemesi mi sadakatsizliği doğurur, sadakatsizlikten sonra mı ilişki yolunda gitmemeye başlar bu soru oldukça tartışmalıdır. Aldatma, konu özelinde çocukluk travmalarından içinde bulunulan ilişkinin dinamiklerine kadar karmaşık bir çok nedenle açıklanabilse  de tüm degişkenler ortak bir temaya dayanmaktadır:İnsanın arzularına yenilmesidir.Hiçbir şey sadakatsizliği meşru kılamaz.

      Sadakatsizliği belirleyen farklı birkaç tema vardır.Bunlardan birkaçını açıklamaya çalışalım.

 

  • Yeni bir yaşama kapı açan sadakatsizlik:Bu durumda sadakatsizliği yapan kişi içinde bulunduğu ilişkiye olan bağlılığını kaybetmiştir. İlişkinin devamına dair umut yoktur. Yeni bir ilişki yeni bir hayata kapı açmaktadır. Bu yüzden sadakatsizlik utanca sebep olmaz.

  • Üç Bacaklı Sadakatsizlik: Bu durumda kişi ne sadakatsizlik yaşadığı kişiden ne de partnerinden vazgeçebilmektedir.

  • Kendini yeniden fark ettirmek amacıyla yapılan sadakatsizlik: Amaç ilişki içinde ihmal edildiği mesajını vermek ve diğer partnerin bunu fark etmesidir. Genelde kısa sürelidir. İstenilen şey ilişkiden vazgeçmek değil fark edilmektir.

 

       Bahsettiklerimiz sadakatsizliğin birkaç temasını içermektedir. Peki sadakatsizliğe uğrayan kişi neler hissetmektedir? Bu süreç ona neler kaybettirmektedir?

 

  • Kimlik kaybı: Sadakatsizlik kişinin kendini algılayışında birtakım değişikliklere neden olabilir. Önceden kendini başarılı ,eğlenceli , çekici biri olarak tanımlarken bu süreçten sonra bağımlı,yetersiz,yalnız,istenmeyen biri olarak algılayabilir. Bu oldukça sık rastlanan ve normal bir durumdur.

  • Özel olma duygusunun kaybı: Kişi partneri için özel olduğu hissini kaybedebilir. ”Biz birbirimiz için yaratılmışız,ruh ikiziyiz” gibi düşüncelerin yanılsama olduğu fark edecek, büyük bir hayal kırıklığına uğrayacaktır.

  • Eşi yeniden kazanmak için inanılan değerlerden vazgeçme: Kişi eşinin ilişkide bulunduğu kişiyle adeta bir yarışa girer. Eşini yeniden kazanmak için her şeyi yapmaya razı olmuştur. Eşinin aldattığı kişiye benzemek için estetik uzmanlarına başvuran kişiler bunun en somut örneğidir.

  • Partnere güvendiği için kendine yönelik öfke: “Nasıl bu kadar aptal oldum,nasıl göremedim?”. Kişi sadakatsizlikle ilgili şüphe oluşturabilecek ipuçlarını görmezden geldiği için kendine yönelik büyük bir öfke duymaktadır. Burada önemli olan nokta şüphelere kapılmamanın doğru bir davranış şekli olduğudur. Şüpheler her zaman için bizi gerçeklere götürmez.

  • Düşünce süreçleri üzerinde kontrol kaybı: Kişi sürekli geçmişi ve yaşadığı sadakatsizliği düşünüp durmaktadır. “Bana toplantıda olduğunu söylediğinde onun yanına mı gitmişti?” . Bu düşüncelere kapılıp gitmek çekilen acının şiddetini arttırmaktadır. Ayrıca bu durum günlük yaşam aktivitelerine de odaklanmayı güçleştirir.

  • Tekrarlayıcı kontrol davranışları: Kişi tekrar aldatılmamak için sürekli kontrol davranışları sergiler. Eşinin kıyafetlerini,telefonunu sürekli kontrol eder. Hatta dedektif tutmak gibi ileri boyutta kontrol davranışları sergileyebilir. Bu davranışlar kaybolan güveni telafi edemez. Hatta kişinin kendine olan güvenini de azaltmaktadır. Yaşanılan acının boyutları düşünüldüğünde bunlar oldukça normaldir. Aslında bunun altında acıdan kaçma düşünceleri yatmaktadır. Oysa ki acıyla yüzleşmek onun kabul edilmesini kolaylaştırır. Ancak acıyla yüzleşerek acıyı geride bırakabilir insan.

  • Amaç ve yaşama isteğinin kaybı: Kişi tüm yaşam  amacını kaybetmiş gibidir.Tamamen güven üzerine kurulu ilişkinin kaybı gelecek üzerine umutlu davranmayı güçleştirecektir. Bu durum  bazen kişinin kendi yaşamına son verme isteğine kadar varabilir. Aslında bu bir tür acıdan kurtulma girişimidir. Süreç ilerledikçe,acı kabullenildikçe bu düşüncelerden uzaklaşılacaktır. Düşünceler duyguların oluşmasında önemli bir rol oynar. Eğer bu tür bir olay sonrasında kendinizi sorumlu kendinize yönelik bir öfke duyarsınız. Eğer karşıdakinin sadakatsizliğini sizi değersizleştirme girişimi olarak algılarsanız yaşanılan duygu ona yönelik öfke olacaktır.Tüm bunlar sizin olayı gerçek boyutuyla değerlendirmenizi engeller.


Sadakatsizliğe uğrayan kişi kadar sadakatsizlik yapan kişi de bu süreçte yoğun duygular yaşamaktadır. Bu duygular genelde gözardı edilir. Şimdi bunları anlamaya çalışalım.


  • Şaşkınlık: Bu duruma nasıl geldiğini anlayamamaktadır. Mevcut krizi aşmak adeta rüya gibi gelmektedir. “Nasıl böyle bir hata yaptım?”

  • Çaresizlik: Partneri ile arasını nasıl düzelteceğini bilememektedir. Pişmanlık yaşanan en yoğun duygulardandır.

  • Belirsizlik: Yaşanan krizin nasıl aşılacağına dair yaşanan belirsizlik oldukça zorlayıcı olabilmektedir. Kişi partnerinin de kendini aldatacağını düşünebilir.

  • Suçluluk ve utanç: Sadakatsizlik  durumunun ortaya çıkmasıyla kişinin sosyal hayatı çıkmaza girebilmektedir. Eşine karşı duyduğu suçluluğun yanında diğer insanlara karşı da yoğun bir utanç duymaktadır. Kendini değersiz,ahlaksız hissedebilir.

      Böyle bir yaşam olayı bireylerin baş etmekte en çok zorlanacağı şeylerin başında gelmektedir. Ama bilinmesi gereken şey acele karar vermenin doğru olmayacağıdır. Olaylar bu kadar yeniyken gerçekçi düşünmek çok zordur. Tarafların bu süreçte sakinleşmek için beklemeleri ,ani kararlardan kaçınmaları gerekmektedir.

      Bir diğer dikkat edilmesi gereken  nokta ise dürüst olmak gerektiğidir. Bu aşamada daha fazla yalan söylenmesi ilişkinin aldığı hasarın boyutunu arttırabilir. Sadakatsizliğe uğrayan eşin soruları dürüstçe cevaplanmalıdır. Fakat her şeyi tüm ayrıntılarıyla anlatmak uygun olmayabilir. Aldatılan taraf bazen süreci zorlaştırılacak sorular sorabilir. Mesela yaşanan aldatma cinsel bir ilişkiyi barındırıyorsa bu ilişkinin ayrıntılarını anlatmak oldukça kötü sorunlar doğurabilir. Sorunları çözmek ve geride bırakmak bir anda olabilecek bir şey değildir. Her şeyden önce sabırlı davranmalısınız. Bu aşamada göstereceğiniz tepkilerin mantıklı olma olasılığı oldukça düşüktür. O yüzden bir karara varmadan önce iyice düşünmelisiniz.

      Eğer böyle bir problemle baş ediyorsanız muhtemelen şu an kendiniz partnerinizle bir geleceğinizin olup olamayacağını soruyorsunuz. Buna kesin bir yanıt vermek hiçbir zaman mümkün değildir. Yeniden güven ve sevgi üzerine kurulu bir beraberlik inşa edilebilir mi? Bu soruya sadakatsizliğe uğrayan partnerin tarafından bakacak olursak verilecek karar vermek oldukça zor olacaktır. Tekrar güvenmek,kontrol davranışları olmadan ilişkiye devam edebilmek zaman alabilir. Bazense ilişkinin miladı dolmuş olabilir. Bu durumda devam etmek mantıklı değildir. Öte yandan yeniden sevgi ve güven temalı bir ilişki kurmayı başarabilen birçok çift bulunmaktadır. Hatta bu süreçten sonra süreçten önceki ilişkilerinden daha kuvvetli bağlar kurabilen çiftler de vardır. Bu krizi atlatmak için belli başlı görevler sayabiliriz. Bunlardan bazıları şunlardır:

1-Acı veren duyguları azaltmak için çalışmak

2-Sadakatsizliğin nasıl oluştuğunu iyi anlamak

3-Birlikte ileriye adım atabilmek konusunda yapıcı kararlar almak

Bu görevleri yapabilmek için her şeyden önce zaman gerektiğini unutmamak gerekiyor. Sevgi ve güven dolu ilişkiler yaşamanız dileklerimle..

 

KAYNAKÇA

- ÖNDER, S (2019)Romantik Kıskançlık, Aldatmaya Yönelik Niyet Ve Mutluluk,

 Yüksek Lisans Tezi

-SUNGUR,M(2017).Aşk,Evlilik,Sadakatsizlik, Ankara :Büyükada Yayınları

Merve Aktaş

Merve Aktaş

YORUMLAR

YORUM YAP

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. Yorumunuza yanıt verildiğinde mail ile bilgilendirileceksiniz.