post-thumb

BİLİMİN CİNSİYETİ OLUR MU?

Matilda Etkisi

    Hangi alanda çalışma yapmış olursa olsun başarılı bir kadının ismini arama motorlarında aratırsak karşımıza ilk çıkanlar yaptığı çalışmaları değil onun kocası, çocuğu ya da evlilik hayatıdır. Zaman zaman da haber sitelerinde şu başlıklar karşımıza çıkar: "Onlar keşfetti, ödülleri erkekler aldı" ya da "Keşifleri beklenen ilgiyi görmedi.". Kadınların bilim alanındaki yeri ve bu haber başlıklarıyla ilişkili olarak değineceğimiz kavram Matilda Etkisidir.

  

Bu kavramdan ilk olarak Matilda J. Gage 1870 yılında “erkeklerin kadınların buluşlarını çalma eğilimi” olarak bahsetti. Ardından Margaret W. Rossiter 1993 yılında “Bilimdeki Mathew/ Matilda Etkisi” adlı makalesinde Matilda Etkisi teorisini ortaya attı. Rossiter’e göre kadınların çalışmaları ya gerektiği önemi görmedi ya da bu çalışmaların başarısı kocalarına veya erkek çalışma arkadaşlarına atfedildi.


 matilda joslyn gagemargaret w. rossiter

Matilda Joselyn Gage                      Margaret W.Rosssiter

    Matilda Etkisi aslında Mathew Etkisinin kadınlarla ilgili olan versiyonudur. Mathew Etkisi ise 1968 yılında Sosyolog Robert K. Merton’un ortaya attığı bir kavramdır. Merton’un yaptığı araştırmalara göre bilimde aynı işi yaptıklarında ünlü olan kişinin adı, tanınmayan kişinin adından daha fazla öne çıkmaktadır. Mathew Etkisi ile ilişkili olan Matilda etkisinin günümüzdeki karşılığı ise kadınlara ait çalışmaların erkekler tarafından çalınmasıdır. Kulağa çılgınca geliyor fakat bu üzücü bir gerçektir.

 

Örneğin DNA'nın "double helix (çift sarmal)" yapısının keşfi ile Rosalind Franklin'in ödül alması gerekirken bu çalışma birlikte çalıştığı erkeklere atfedilmiş ve Nobel ödülünü erkeklere kazandırmıştır.

rasalind franklin

Rosalind Franklin

Hocasının ödev olarak verdiği dev radyo teleskobunu inşa eden ardından gece gündüz durmadan gelen sinyalleri analiz eden, teleskoptan gelen sinyallerin yıldızlardan olduğunu keşfeden kişi Susan Jocelyn Bell Burnell’dir. Susan bu keşfi hakkında hocasıyla beraber bir makale yazmış ve 6 yıl sonra Nobel ödülünü kendisi değil makalede adı geçen erkek hocaları almıştır.

 

Susan Jocelyn Bell                                              Susan Jocelyn Bell Burnell

 

Lise Meitner’in Otto Hahn ile beraber nükleer füzyon çalışmaları sonucunda Otto Hahn’a Nobel Kimya ödül verilmiştir. Meitner’nin çalışmaları hiç yokmuş gibi davranılmış ve de Otto Hahn, Meitner’in çalışmalarından hiç bahsetmemiştir.

 

Lise Meitner

             Lise Meitner

 

    Mikrobiyolog Esther Lederberg görmezden gelinen bir başka bilim kadınıdır. Yaptığı çalışmalar bilim alanında öncü olsa da Nobel ödülü kendisine değil George Beadle ve Edward Tatum’a verilmiştir. Örnekler o kadar çok ki… Ama ne kadar hakları yenilmiş olsa da kadınlar bilime küsmemişler çalışmalarına devam etmişlerdir.

Easter Lederberg

Easter Lederberg

Öğretmeni tarafından “Bu büyük bir başarı, tabii bilimden uzak durduğun sürece” denilen, Princeton Üniversitesi’ndeki astronomi programına “kadınlara izin verilmediği” nedeniyle başvurusu reddedilen fakat bunlara rağmen pes etmeyip "Karanlık Madde"yi bulan Astronomi alanında yeniliklere imza atan Vera Rubin, Nobel ödülünü almadan ışıklara yürümüş olsa da kadınların önünde yanan en parlak meşalelerden biri olmuştur.

 ver rubin

“Bilim yapmak için hepimiz izne ihtiyaç duyarız ama tarih boyunca derin bir biçimde kökleşmiş nedenlerden dolayı izin, kadınlara verildiğinden daha çok erkeklere verilmektedir.”(Vera Rubin)

 

Bahsettiğim haksızlıklar yüzyıllar öncesinde kalmış değiller. Günümüzde hala bilimin yanı sıra eğitim, hukuk, politika ve birçok çalışma alanında kadınlar ayrımcılığa uğramaktadır. Bunun sebebi ise kadınların başarısızlığı değil çeşitli nedenlerden dolayı kadınlara daha az imkan sağlanması ya da kadınların önüne konulan engellerdir. Cinsiyete bağlı maaş farkı, çocuk sahibi olmayı engelleyici kurallar ve kadınlara karşı duyulan ön yargılar bu engellerden bazılarıdır.

 

Kadınlar geçmişte olduğundan daha güçlü şekilde bilim dünyasında onların da olduğunu dile getirmektedir. Bilim dünyasında yaşadıkları ayrımcılıklara dikkat çekmek ve de kadın paleontologların çalışmalarını kutlayan “Sakallı kadın projesi” bilime katkı sunmak için erkek olmaya gerek olmadığını vurgulayan çalışmalar arasındadır.

 

Sonuç olarak toplumun belirlediği standartların dışına çıkan kadınlar ya yok sayıldı ya da onların çalışmaları çalındı. Günümüzde kadınlara karşı olan önyargılar kırılmış olsa da ortadan kalkmamıştır.

Sınırların dışına çıkan kadın profilinin kabul gördüğü, kadın ve erkeklerin eşit imkanlara sahip olduğu, bilimin cinsiyetinin olmadığı günler umarım yakın bir zamandadır.

 

                                                                                                         

 

Daha fazla bilgi edinin:

Sakallı Kadınlar Projesi: https://thebeardedladyproject.com/

 

Kaynakça:

Rossiter, MW (1993). Matthew Matilda'nın bilimdeki etkisi. Sosyal bilimler çalışmaları , 23 (2), 325-34

 

                                                                                                         

Aliye İLKATMIŞ

Aliye İLKATMIŞ

psikolojik danışman

YORUMLAR

YORUM YAP

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. Yorumunuza yanıt verildiğinde mail ile bilgilendirileceksiniz.