post-thumb

KADINLAR VE ERKEKLERİN PSİKOLOJİK FARKLILIKLARI

     Bir ilişkide partnerlerin ortak özelliklerinin yoğunlukta bulunması o ilişkinin sağlıklı olduğunun göstergesi olabilir mi? Kendisi ile filler arasındaki benzerliklerin eşiyle olan benzerliklerden daha fazla olduğunu söyleyen birçok insan duymuşsunuzdur. Benzerlikler ya da farklılıkların bir ilişkinin başlaması ya da sürdürülmesi için ne derecede gereklidir? Kadın ve erkekler arasındaki farklılıkları konuşmanın oldukça zor olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Aslında farklılıklardan bahsetmenin ayrımcılık yapmakla pek de bir alakası olmadığını kavradığımızda ilişkilerdeki birçok problemin üstesinden gelinebilir. Cinsiyetlerin farklılığından bahsetmek bir cinsiyeti diğerine göre üstün tutmak demek değildir. Bu düşünceden dolayı farklılıklar ya görmezden gelinmekte ya da konuşulması çok tehlikeli bir konuymuş gibi sunulmaktadır.

      Erkekler ve kadınlar birbirlerine çok benzedikleri, yaşamlarındaki önem ve önceliklerinin aynı olduğu düşünceleriyle büyüyüp evlendikten sonra ayrı olduklarını görüp hayal kırıklığıyla uyanmaktadırlar. Hatta flört döneminde tamamen aynı olduklarını, ruh ikizi olduklarını söyleyip sonrasında aslında biz ayrı dünyaların insanlarıyız diyen kişileri duymuşsunuzdur. Buna bizzat tanık olmuş bile olabilirsiniz. Çok aşık olduğunuz, her şeyi paylaşabildiğiniz partnerinizin zaman geçtikçe ayrıştığını, sizden farklı olduğunu gördüğünüzde ona kızgınlık duyarsınız. ”Sen çok değiştin” ya da “ Nasıl bu kadar duyarsızın,niçin benim gibi düşünmüyorsun?” diye sızlanmaya başlarsınız. Bilmeniz gereken bir şey var ki hiçbirimiz birbirimizin kopyası olamayız. Karşımızdaki kişiyi aklımızda var olan kalıplara sokmaya çalışmak koca bir yalanı yaşamaktır. Ayrı cinsiyetler aynı kalıba giremez.

      İlişkinin en başları yani aşık olma dönemleri bu farklılıkların en az göze çarptığı dönemlerdir. Birine aşık olduğunuzda onu algılayışınız değişir. Çünkü onu olduğu gibi değil olmasını istediğiniz gibi görmeye başlarsınız. Onda hangi özellikleri görme ihtiyacı hissediyorsanız ona o özellikleri yüklersiniz. Aşık olma dönemini görme kusuru olarak adlandırabiliriz. Bu dönemde bireyler birbirlerinin özelliklerinden çok yaşadıkları duygulara odaklanmışlardır. Hatta erkeklerin en çok konuştuğu dönem bu dönemdir. Burada konuşan erkek değil, aşktır. Bir şeyleri konuşan, paylaşan kadınlar ve erkekler değil aşkın büyüsüdür. Zaten bu aşamada sağlıklı bir iletişim kurulduğundan söz etmek de mümkün değildir.

     Çiftler beraberliklerinin sihrini bozmamak adına gerçekleri söylemekten kaçınırlar. İşte asıl büyük tehlikenin burada başladığını söylemek yanlış olmayacaktır. Evlilik aşkı öldürür klişesini burada açıklayalım. Aslında evlilik aşkı öldürmez aşkı öldüren kişilerin birbirlerini gerçekten tanımaya başlamasıdır. Aşk bir görme kusuru ise evlilik bu görme kusurunun ortadan kalkmasını sağlayan etkili bir tedavidir.


   Şimdiye kadar bahsettiğimiz bu farklılık durumdan detaylıca bahsedelim. Kadınlar erkeklerden ne isterler? Belki şimdiye kadar sorulmuş cevaplanması en zor sorulardan biridir bu. Aynı şey erkekler kadınlardan ne ister sorusu için de geçerlidir.

   Kadınların erkeklerle ilgili en sık dile getirdikleri yakınma; erkeklerin onları dinlemediği ve anlamadığı konusudur. Kadın ilişkide öncelikle dinlenilmek ve anlaşılmak ister. Erkekler ise ilişkide güçlü, yeterli olduğunu hissetmek ister. Bu yüzdendir ki yardım istemek erkekler için oldukça zorlayıcıdırErkekler çözüm odaklıdır. Anlamak yerine çözüm bulmayı tercih ederler. Kadının psikolojik ihtiyacı ise çözüm değil dinlenilmektir. Kadın bir probleminden bahsettiğinde anlaşılmayı isterken erkek çözüm bulmak üzerinde yoğunlaştığı için kopukluklar meydana gelir.

    Erkek çözüm bulduğu için takdir edilmeyi beklerken beklediğini genelde bulamaz. Çünkü daha önce de bahsettiğimiz gibi kadın çözüm değil empati istemektedir. Kişiler karşı cinsin psikolojik ihtiyaçlarını bilemedikleri için partnerlerini anlayışsızlıkla suçlar. Örneğin stresli bir yaşam döneminde kadınlar daha çok partnerleriyle konuşup dertleşmek isterken erkekler tam tersi olarak içlerine çekilmeyi sorunlarını kendi başlarına halletmeyi isterler. Böyle bir durumda her iki taraf da kendi bakış açısından olaya yaklaşacaktır. Kadın eşinin ya da sevgilisinin içine kapanmasından şikayet edecek olayı kişiselleştirecektir. Erkek ise eşini ya da sevgilisini güçsüzlükle suçlayacak problemi çözmeye çalışacaktır.


      İşte bu noktada karşı tarafın önceliklerini bilmek oldukça önemlidir. Kadın  önceliğini duyguları anlamaya ve ifade etmeye verir. Erkek ise hep çözüm odaklı düşündüğü için kadının duygulara verdiği önemi algılayamaz. Bu kadını, erkeği anlayışsızlıkla suçlamaya iter. Ya da daha somut örneklerle gidecek olursak yazının başında da bahsettiğimiz gibi bir erkek için yol tarifi almak zordur.Aslında bunun temelinde beceriksizlik damgası yeme endişesi yatar.Bu yüzden erkekler genelde kaybolmazlar muhtemelen alternatif çıkış yolları arıyorlardır.

    Kadınlar herhangi bir konuda müdahale etmeye çalıştıklarında erkekler geriye çekilir.Burada büyük bir yanılgı vardır.Erkek kadının öneri ya da tavsiyelerini değiştirmeye çalışma,beğenmeme olarak algılar.Oysa durum bu kadar komplike değildir.Kadın o gömlekle o pantolonun uyumlu olmadığını söylerken erkeği örselemek için değil sadece fikrini belirtmek için söyler.Tabi burada önemli bir husus da bunu ifade etme şeklidir.”O gömlekle o pantolon hiç yakışmadı” demek yerine “Bence başka bir gömlek ve pantolon daha çok yakışacaktır” demek birçok şeyi  değiştirebilir.Eleştirilmediğini,desteklendiğini hisseden erkek hata yapma korkusundan biraz da olsa arınacaktır.Anlaşıldığını ,dinlenildiğini hisseden kadın ise daha takdir edici olacaktır.

     Peki bu kadar farklı düşünce yapısına rağmen ilişkiler nasıl yürümektedir? Bu durumlar ortaya çıktığında ilişkinin devam etmesi için neler yapılabilir? Öncelikle anlaşılması gereken önemli bir konu vardır. Farklılıklar bizi ayırmaz aksine zenginleştirir. Partnerlerin birbirlerinin psikolojik ihtiyaçlarını fark edip doyurmaya çalışması bu farklılıkları ilişkinin önemli bir zenginliği haline getirir.

    Ufak müdahalelerle bu durumun üstesinden gelinebilir. Öncelikle etkin dinleme her iki taraf için de şarttır. Karşıdaki kişinin ne istediğini çok iyi anlamak gerekir. Bunun için de gerekli olan şey dinlerken mümkün olduğunca ön yargılardan ve çözüm arayışlarından kaçınmaktır. Etkin dinleme ile karşıdakinin ne demek istediğini iyi anlamak ona çözüm bulmaktan daha faydalı olacaktır. Etkin dinleme kadar önemli olan diğer bir mevzu ise takdir etmektir. Daha önce erkeklerin psikolojik ihtiyacının takdir edilmek olduğundan bahsetmiştik. Gerektiğinde karşıdakini takdir etmeyi bilmek ilişkini kuvvetlenmesi açısından önemli bir husustur. Takdir edildiğini, beğenildiğini fark eden bir erkek psikolojik doyuma ulaşacak kendini açma konusunda daha bonkör davranacaktır. Aynı şekilde kadınlar da beğenildiklerini duymayı, başarılarının takdir edilmesini isterler.

   Özetle kadın ve erkeklerin aynı psikolojik özelliklere sahip olduğunu varsaymak ve ilişkilere böyle yoğunlaşmak kocaman bir hayal kırıklığı oluşturacaktır.İlişki farklı geçmişlere, farklı hayatlara, farklı beklentilere sahip kişilerin beraber yürüyebilme sanatıdır. Beraber yürümek aynı çizgide yürümek değildir. Yürüyüş şeklimiz , adımlarımız farklı olsa da yan yana yürüyebildiğimiz müddetçe o yol daha keyifli olacaktır.


KAYNAKÇA

-SUNGUR,M(2017).Aşk,Evlilik,Sadakatsizlik, Ankara :Büyükada Yayınları


 -GRAY,J(2003).Erkekler Mars'tan Kadınlar Venüs'ten:Akdeniz Yayıncılık

 

 

Merve Aktaş

Merve Aktaş

YORUMLAR

YORUM YAP

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır. Yorumunuza yanıt verildiğinde mail ile bilgilendirileceksiniz.